E-Ticaret Girişimcilerine 3 Tavsiye

Okuma Süresi: 6 dakika

GİRİŞİMCİLERE TAVSİYELER

 

Bildiğiniz için youtube kanalımızı toplumumuzun, özellikle genç ruhlu insanların yeni dünya düzeninde kendilerini, ailelerini, dostlarını ve vatanını korumak için geçmişte yaşanan finansal olayları anlatarak günümüzü anlamaya çalışmak, basit finansal terimleri açıklayarak finansal okur yazarlığımızı artırmak, başarıya ulaşmış kişilerin kitapları ve hayatlarını ele alarak kendi hayatlarımızda nasıl bir yol izleyebileceğimiz hakkında tavsiyeler vermek amaçlı açtık. İyi kötü otuz kırk tane video çektik. Aslında konuya çok geniş bir bakış açısıyla giriş yapıp sizden aldığımız geri bildirimler doğrultusunda alanı daraltarak konularımızın yönünü tayin ettik. Etmeye de devam edeceğiz.

Bu yazımda girişimcilere tavsiyelerde bulunacağım. Yıllardır çeşitli iş girişimlerim oldu. Son altı ayda ise yoğun bir şekilde e-ticaret konusunu ele aldım. Aslında internet üzerinden satış yapmaya 2018 yılında ABD’de ikamet ederken amazon.com üzerinden ikinci el kitap satarak başlamıştım. Ancak bu atılımım 2019 yılında Türkiye’de gerilla işi devam etti. Gerilla derken çok vakit koymadan mal ithal edip elime geçen hızlı ve kolay yol ile hem online hem offline şekilde satış yapmamdan bahsediyordum. 2021 sonuna doğru ise işleri ciddileştirmeye karar verdim. Bunu da markalaşarak ve uluslararasılaşarak olabileceğine karar kılarak odaklaraki, profesyonelce ilerleyeceğim e-ticaret serüvenimi başlattım. 2022 başından beri ise ana odağım OZDUSK markasını yaratmak ve onu geliştirmek oldu.

Çoğunuz OZDUSK’ı prodüksiyon firması olarak biliyor. Ancak OZDUSK aynı zamanda e-ticaret firmasıdır. OZDUSK son kullanıcılara termos, matara, sefer tası gibi paslanmaz çelik ürün tedariki sağlamaktadır. Neredeyse yılın ortasına geldik ve biriktirdiğim bilgileri en saf en gerçekçi biçimde tarafınıza sunup e-ticarete atılmak isteyen Anadolu kaplanlarına ışık olmaya çalışacağım. Anadolu kaplanları benim gözümde ülkeyi kurtaracak girişimciler, iş insanları, girişimci adaylarıdır.

Milli paramız lira maalesef berbat bir dönemden geçiyor. İlerleyen dönemde vatansever ve liyakatli devlet adamları tarafından paramızın yeniden değerlenmesi için adımlar atılacağını ve ülkemizin dünyanın en büyük ve güçlü ekonomilerinden biri haline geleceğine inanıyorum. Sade vatandaşlar olarak paramızın değerini az da olsa arttıracak adımlar atabiliriz. İşin iyi yanı bu adımları atarken yalnız vatanı korumak değil aynı zamanda cebimizi de doldurabiliriz. Ben şahsen Türk milletinin zenginleşmesinin ulusal egemenliğimiz için en önemli meselelerden biri olduğunu düşüyorum. Bireyler zenginleşmeli!

Girişimciler, bugün tecrübelerimin bana verdiği güç ile sizinle aksiyona başladığınız vakit atmanız gereken 3 adımı paylaşacağım. Bu adımlar aşağıdaki gibidir.

1) Asla Durma

2) Profesyonellerle Çalış

3) Odak noktanı dağıtma

 

Burada ‘’aksiyon al’’ bölümünü atladım. Kısaca geceleri uykunu kaçıran, rüyanda onun alakalı şeyler gördüğün, üzerinde düşünürken heyecanlandığın insanlara durmadan paylaşmak istediğin fikrin senin aksiyon planındır. Bunu ben söylemiyorum, Sokrates söylüyor. Bende de naçizane katılıyorum. Hadi başlayalım

1) ASLA DURMA

 

Çocukken izlediğim Kinetix isimli spor ayakkabı markasının bir reklamının sloganı zihnimden çıkmıyor; ‘’Koş, yoksa düşersin’’ İlk duyduğum vakit biraz saçma gelse de ilerleyen dönemde ne kadar da bilgece bir slogan ortaya attıklarını düşünür dururum. Bir karar vermişsin ve bir işe atılmışsın. Bu iş diyelim ki limon satmak olsun. Limonları bir yerden tedarik ettiğini var sayalım. Sonra ne yapacaksın? Malı almak, parası olan için, en kolay şeydir. Ancak malı satmak düşünüldüğü kadar kolay olmayabilir. Tezgâh kurduğun mahallede kimsenin limona ihtiyacı olmayabilir, büyük marketler limon sektörünü domine etmiş olabilir, limonlarının fiyatı yüksek kalabilir. Ya da kara kaşına kara gözüne bakıp ben bu bebeden limon almam diyebilirler.

İşte bu aşamadan sonra ne yapacağın senin geleceğini belirleyecektir. Tezgâhın başına durabilir aylar yıllar geçirebilirsin, limonları yarı fiyatına rakibine satıp eksi işine geri dönebilirsin. Ya da belki yaratıcı düşünüp anneciğinin limon sıkma makinesini alıp limonata yaparsın? Ya da belki konum değiştirirsin? Bu seçenekler ne olursa olsun seni ana amacından değiştirmeden buna şimdilik ‘’başarılı bir limon satıcısı’’ olmak diyelim aksiyonunu devam ettirmenden geçer.

Girişimcinin karşısına sorunlar çıkar. Bu sorunlar her zaman çıkar. Hiç beklemediğin şeyler hakkında sorunları çözmen istenecektir. Sorun çözmeye hazır değilsen koşmaya hazır değilsin demektir. Parayla birini çalıştırsan bile hiç kimse çözülmesi gereken çoğu sorunu çözmeyecektir. Hele işin başındayken, yani kimsenin seni sallamadığı zaman ‘’Marko Paşa’’lık rolünü üzerine bir kalkan gibi geçirmelisin. Marko Paşa dert dinleyen çözüm getiren anlamında kullanılmıştır. Şimdilik ‘’koş’’ demek istemiyorum çünkü tempon pilinin bitmemesi açısından önemli. Hızlı koşma ‘’jog at’’ diyebilirim. Yani yavaşça koş. Yavaşça koş ancak hiçbir zaman ama hiçbir zaman durma. Durursan müthiş fikrin yol alamaz. Ateşin hiç sönmeyecek şekilde yola devam etmelisin.

2) PROFESYONELLERLE ÇALIŞ

 

Biliyorum yeni girişimci olarak her bir kuruşun ciddi önem taşıyor. Hatta belki cebinde paran yok. İşin aslı cebinde bir miktar para olmasını tavsiye ederim. Sıfır bütçe ile bir şeyler kesin yaparsın ancak üç beş dolar nakit cepte olsa işleri epey hızlandırırsın.

 

Her şeyi kendin yapabilir misin? Yaparsın, ama vasat olur. Vasat onaylanır ama fark yaratamaz. Diyelim ki çok iyi bir yazarsın; tamam o halde kendi metin yazılarını kendin yaz peki grafik işi ne olacak? SEO ne olacak? Gümrük işlerini kim halledecek? Unutma her insan farklı donanım içindedir ve bir girişimcinin birçok dalda at koşturması gerekecektir. Sen artık saatli çalışan gün içinde belli bir işle meşgul olan birisi değilsin. Artık yapılması gereken birçok işi olan (yapılması gerekenler listesini de hazırlamak gibi) bitmek bilmez işlere sahipsin. Mümkün ise kas gücünü hiçbir zaman çalıştırma. Sadece zihnin çalışsın ve doğru insanları bulmak için zaman harca.

Doğru insan bulmakta aslında sabır ve profesyonellik gerektiren bir iştir. Araştırma içine girmeli, doğru kişilere doğru sorular sormalı network ’ünün yani çevrenin ümüğünü sıkıp belli bir iş için ihtiyacın olan profesyonellerle görüşmeler ayarlamalısın. Bir iki kişiyle görüşmek, amcanın oğlu reklam şirketinde çalışıyor diye dijital reklam kampanyasını onun şirketine vermek, ben her şeyi yaparım yanılgısına kapılıp kendi reklamlarını yönetmeye çalışmak uygun değildir. Reklam burada örnek olarak verilmiştir. Her dal için aynı şey geçerlidir.

Örneğin sen dijital reklam profesyonelisin ve yıllarca bu sektörde çalıştıktan sonra kendi girişim olan Kaykay satma projeni ortaya çıkarttın. Sen artık reklamcı değilsin, sen; girişimcisin. Ve bir dijital reklam uzmanı tüm gününü performans pazarlama işlerinde geçirirken senin fatura kesmek, mal almak, gümrük işleriyle uğraşmak, üretim bandını kontrol etmek, vergi ödemek, markanı geliştirecek adımlar atmak, vermiş olduğun görevler yürümekte mi kontrol etmek, ürün geliştirmek ve daha birçok iş ile ilgilenmen gerekiyor. Demek ki tüm gününü reklama harcayamazsın. Tamam bilmen çok iyi hatta günümüzde bu işi biliyorsan bir adım öndesin demektir. Ancak bilgi birikimini bir profesyoneli yöneterek ya da onu destekleyerek kullanmalısın. Kas gücü derken işte bunu kastediyorum. Saatlik çalışarak gelir elde eden kişileri bul ve onlarla iş birliği yap.

Görüşme ayarladığın Dijital Reklam Ajansı örneğin Coca-Cola firmasının reklam işlerini yapıyor diye senin kaykay markanın reklam işlerini başarıyla yönetecek anlamına gelmez. Her girişim yeni bir hikayedir ve doğru kişiyi bulmak için kendi özel metriklerine ihtiyacı vardır. İyi koku almalısın. Koku almak demek kişinin bu iş için doğru kişini olduğuna karar vermek demektir. Olasılığını artırmak için görüşebildiğin kadar kişiyle görüş. Ciddiyetlerine bak, senin markana değer veriyorlar mı, zaman ayırabilecekler mi, işi biliyorlar mı, yalnız para için mi oradalar yoksa onlar da senin gibi başarıya aç mı? İletişiminiz iyi mi? Enerjiniz tutuyor mu? Hepsine bak ve karar ver. Karar verdikten sonra kolay kolay vazgeçme. Evet tüm bunlara rağmen doğru insanı henüz bulmamış olabilirsin.

Ancak hızlı kanıya varmamalı; profesyonellerin zanaatlarını konuşturabilmeleri için onlara zaman tanımalısın. Profesyoneli bulduktan sonra beraber bir ‘’deadline’’ belirleyin. ‘’Deadline’’ belli bir iş için belirlenmiş zaman sınırıdır. Sen kafanda bu deadline’a üçte biri kadar fazla zaman koy. İş bitimine dokuz gün dediyseniz sen onu on iki say. Çünkü çoğu iş zamanında bitmeyecektir. Bu profesyonelin suçu değil. İşler genelde kişilerin düşündüğünden daha fazla sürer.

Profesyoneller yalnız, kısa zamanda senden iyi iş çıkartmakla kalmazlar. Senin beyin gücü takımın da olurlar. Ve bu iş için para istemezler. Amcaoğlu seni gazlayabilir ancak işler kitlendiğinde doğru yorumu yapacak kapasitesi olmayabilir. Profesyonele bol bol soru sor bol bol iletişim kur. Sen vizyonunu sayesinde varmak istediğin yeri bilsen de çoğu zaman oraya gidiş yolunu aslında bilmiyorsun. Girişimci puslu havada temkinli şekilde ilerler. Hareket etmeden doğru yolu bulmanın imkanı yok. Gizli silahın, beyin gücü takımın, kimi zaman sana ışık olacaktır. İnsanları boğmayacak şekilde ancak düzenli iletişim kurman işleri bir ileri noktaya taşıman için hayati önem taşımaktadır.

3) ODAKLAN ve ODAK NOKTANI DAĞITMA

 

Birçok müthiş hayalin olduğunu biliyorum. Kendini kimi zaman başarılı bir balerin kimi zaman önemli bir iş insanı, kimi zaman da sofistike bir yazar olarak görebilirsin. Bunlar normaldir hayal kurmakta sakınca yok. Ancak farklı farklı hayaller birbirine ket vurur ve çoğu zaman zihnini bölmekten başka bir işe yaramaz. Arzuların arasında ateşinin en yüksek olanını seçmeli ve onun için yaşamalısın. Kendini onu düşünmeye zorlamalısın.

Yolumu kaybettiğim zamanlar insanları dinlemeye çekilirim. Bu şekilde doğanın bana mesaj vermesini beklerim. Kurucu ortaklarından olduğum Withco Paylaşımlı Ofis yatırımımda ortağım, Withco’nun CEO’su ve görüşlerine önem verdiğim bir abim olan Övünç Emre bana bir gün; insanın durduğu yerin belli olması gerektiğini söylemişti.

Pozisyonun belli olmalı. Hem forvet hem defans hem kaleci olamazsın. Odak noktanı dağıtacak her türlü işten uzak durmalısın. Hele hele girişimci isen etrafta dolanıyorsan birçok fırsat karşına çıkacak. Kimisi iyi kimisi kötü olacak. Fırsatın iyi ya da kötü olması önemli değil. Senin zihnini bölüp bölmediği önemlidir. Zihnin, ne olursa olsun hiçbir koşulda odak noktandan başka işle ilgilenmemelidir. Sen bir meyve suyu üreticisiysen o işi mükemmelleştirmek için yaşamalısın. Film yapımcısıysan kendini film işine adamalısın. Evet obsesifçe geliyor kulağa, zaten doğru olan da bu. İşin ve amaçların için takıntılı olmak iyidir.

İnsanlık olarak biz zihnimizin efendisi değiliz. En azından Mevlana değilsek, Buddha değilsek değiliz J Zihnimiz sıkça bölünecektir. Hele hele bizim biricik ülkemizde kafamızı karıştıran bu kadar çok konu varken… Girişimci bunu en aza indirmelidir. Zihnini durdurmayı, gerektiğinde susturmayı bilmelisin. Yalnız boş muhabbetlerden kurtulmak yetmez. Yalnız İnstagram’ı kapatmak yetmez. Odak noktanı dağıtacak her şeyden arınmalısın. Zaten zihnin belli bir noktadan sonra yalnız işinle alakalı enformasyonu işlediği için zihninin bölünmesi azalacaktır. Kafan dağıldı mı yapacak bir şey bul. Yoga yap, oyun oyna, dua et, gez ne yaparsan yap ama zihni güzelce temizle. Ben koşarak zihnimi boşaltıyorum.

Dostum, odağı sağlayamaz isek maalesef başaramayız. Odak noktan yalnız kısa zamanda kaliteli iş ortaya çıkartmanı sağlamaz aynı zamanda seni gizemli ‘’Ortak Akla’’ da yaklaştırır. Ortak akıl tüm insanların internet ya da insan icadı bir teknoloji olmaksızın mana dünyasında enerjilerin birleşip bilgi paylaşımı yaptığı yerdir. Bu fikir bende çıkmadı. Napoleon Hill’in Düşün ve Zengin Ol kitabında dile getirilmişti. Ben buna katılıyorum. Yeterince odaklanınca ihtiyacın olan insanlar karşına çıkacak ve birlikte yükseleceksiniz.

 

O halde her zaman ki gibi bilinç, bilgi ve birlik ile…

 

Kaynaklar:

OZDUSK Türkçe web sitesi www.ozdusk.com.tr

OZDUSK Instagram hesabı: https://instagram.com/ozdusk.tr?igshid=YmMyMTA2M2Y=

Withco Paylaşımlı Ofis https://withcoworking.com

Napoleon Hill Düşün ve Zengin Ol kitabını anlattığım bölüm: https://www.youtube.com/watch?v=MCS4-yn5NeM&t=213s

Hakkımda: https://ogunozkan.com.tr/hakkimda/

 

Ben Ogün Bence bu blogu açarak güzel bir hareket yaptım. Okumayı ve yazmayı oldum olası sevmişimdir. Artık ailem mi kazandırdı okulda mı kazandım bilmiyorum ama çocukken öncelikle okuma olayı hoşuma giderdi. İlkokulda Harry Potter ve benzerleri gibi romanlar okurken lisede romandan ziyade nasıl kendimi geliştiririm gibi kitaplar okumaya başladım.

Bir cevap bırakın:

Your email address will not be published.

Site Footer