Mavi Vatan ve Türk milletinin bilinçlenmesi ve Türkiye’nin çıkarları üzerine kısa bir yazı:
Çocukluğumdan beri okumaya önem verdim. Hayatım boyunca elimde, cebimde veya başucumda kitap olmadığı zaman az olmuştur. Çocukken roman, üniversitede felsefe ve kişisel gelişim, üniversite sonrası satış ve pazarlama, daha sonra senaryo, film, ve en son ekonomi ve motivasyon – kendini geliştirme kitapları okur oldum. Tabi başka tarz kitaplarda girip çıktı ancak okumalarım genelde içinden geçiyor olduğum yaşam deneyimi ile doğru orantılı şekillendi. Tarihte severim, lisansımı tarih bölümü olarak düşündüğüm zamanlar olmuştu ancak hayat beni başka yerlere sürükledi.
Ben ortalama bir Türk’ten daha fazla kitap okuyorum. Ortalama bir Taylandlıdan ise daha az. Ben Avrupa’nın çoğu ülkesini gezdim. Bazılarında aylarca kaldım. ABD’de 2,5 sene yaşadım. Her sene birkaç ülkeye gelir giderim. Söylenenin aksine gezme ve okuma bazen insanı cehaletten kurtaramıyor. Okuyan, gezen ve tarih seven bir kişi olarak ben ‘’Mavi Vatan’’ kavramı ile TV sayesinde belki yalnız birkaç ay önce tanıştım! Belki sen de benim gibi yakın zamanda öğrendin ya da belki şu an ilk defa bu kelimeyi duyuyorsun.
Mavi Vatan, Türkiye Cumhuriyeti’nin Karadeniz, Akdeniz ve Ege’de ilan ettiği deniz yetki alanlarını (karasuları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge) kapsayan doktrin. (Vikipedi’den alınmıştır)
Bugün Mavi Vatan kavramı hakkında detaya giremeyeceğim çünkü henüz yeterince bilgi edinmiş değilim. Ancak her Türk vatandaşının yapması gereken ilk şeyin konu hakkında bilgi edinmek amaçlı Mavi Vatan’ın isim babası ve teorisyeni olan Emekli Tümamiral Sayın Cem Gürdeniz’i ve Mavi Vatan’ın geliştiricisi 2020’de görevden istifa etmiş eski Tümamiral ve Türk Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi başkanı Cihat Yaycı’nın youtube videolarını izlemelerini, podcast’lerini dinlemelerini, çeşitli gazetelerde yayınlanan yazılarını okumalarını şiddetle tavsiye ediyorum. Ben bunları yaptım ve az önce Cem Gürdeniz’in konuyu ele aldığı ‘’Anavatan’dan Mavi Vatana’’ ve Cihat Yaycı’nın ‘’Doğu Akdeniz’in Paylaşım Mücadelesi ve Türkiye’’ isimli kitapları satın aldım.

Biliyorum herkesin işi gücü var ve hayat dertleri bitmiyor birde bu konulara mı eğileceğim diye düşünebilirsiniz. Unutmayın bu ülke hepimizin ve nasıl atalarımız bize burayı miras bıraktı ise bizim de bu mirası sonra ki nesillere taşımak doğuştan edindiğimiz sorumluluğumuzdur. Aaynı bu vatanın nimetlerinden yararlandığımız gibi… TV’de programları izlerken üzüldüğüm bir konu meydana geldi. Konuşmacılar ve kimi kamu görevlileri genelde Türk ordusunun Yunan ordusundan kat be kat daha üstün olduğunu söylese ve bir savaş çıkması durumunda Yunanistan’ı rahatça alt edeceğimizi söylese de, Yunanistan’ın koşulsuz destekçileri Batı (ABD, Avrupa ve 1897’de olduğu gibi belki Rusya) varken bizimse bize destek olacak büyük bir gücün olmadığını hatırlatmak isterim. 1897’de ne olduğunu hatırlayalım. Yunanlar Girit’i haksız yere işgal girişiminde bulununca Osmanlı ordusu II. Abdülhamit önderliğinde Yunanistan’a girip birçok küçük muharebenin ardından neredeyse Atina’ya yürüyecek hale gelmiş ve savaşı kazanmışken Rusya dahil, tüm Avrupa devletleri Yunanistan’ın yanında yer almış ve Osmanlı’nın ele geçirdiği tüm toprakları boşaltmasını dikte etmişti. Osmanlı savaşta yaptığı harcama ve şehitlerle kalmış Girit elinden çıkmış (kağıt üzerinde Osmanlı’da kalsa da Hristiyan bir vali atanmasına karar verilmiştir) olarak savaşta kazandığı Teselya bölgesini masada bırakmak zorunda kalmıştı.
Bazılarınızın Ogün’üm sen uçtun ‘’iki NATO ülkesi hiç savaşır mı?’’ dediğinizi duyar gibiyim. Dünya’da kartların yeniden dağıtıldığı günler illa ki gelecek (pek uzak olmayabilir), dünya döndükçe hiçbir şey aynı kalmaz. NATO’nun gerçek patronu ABD’dir. ABD’den hemen sonra gelen büyük güç Fransa’da Yunanistan’ın yanında olduğu açıkça belirtiyor ve bu koruma konusunda anlaşmalar da imzaladılar. Peki size iki soru, iki NATO ülkesi (Fransa Yunanistan) neden ayrıca savunma ve güvenlik alanlarında işbirliği anlaşması yapma ihtiyacı duyar? Yunanistan’ın Fransayı koruyacağı yok. Ya da yılların müttefik ülkesi ABD neden Yunanistan’da üç yeni askeri üs kuruyor? Süper güç ABD Türkiye’nin müttefikliğini sorguluyor olabilir mi?
Elbette burada komplo konuşmak için bulunmuyorum ancak Türk Milletinin her zaman her şeye hazır olması gerektiğini savunuyorum. Bilinç, bilgi, birlik ile…
Ülkelerin kalkınması bireylerin eğitim seviyeleri ve kendilerini geliştirme kabiliyetleri ile doğru orantılıdır. Ülken gibi büyük düşünüyorsan buraya tıklayarak BÜYÜK DÜŞÜNMEK ile alakalı yazımı okuyabilirsin!
1 comments On ‘’Mavi Vatan’’ kavramı üstüne
Ekonomi, siyasi ve piyasalar ilişkili üçgeninde takip etmem ve bilmem gerektiği kadarıyla ;
Yunanistan’ın Fransa ile yaptığı savunma anlaşmasındaki temel önceliği; kaygılarının ortak paydada buluşması.
Türkiye üzerinden hedeflerine ulaşmak. Türkiye karşısına daha güçlü bir şekilde çıkmayı amaçlıyorlar , çünkü Atina yönetimi Türkiye’yi tarihte her zaman doğudan gelen tehlike olarak gördü, ayrıca AB ülkelerinden (Fransız savunma sanayisinin gücü) gibi böylesi bir kapasiteye sahip olmadığı tartışma götürmeyen bir gerçek. Ancak Fransa’nın savunma sanayinde (bkz. AUKUS Paktı Fransa-Avustralya-ABD başarısız anlaşma)güçlü olduğunu göstermek için giriştiği bu hamlede ne kadar başarılı olacağı meçhul.
İkinci soru ise “saha tecrübesi” kaynaklı; aynı şekilde Yunanistan ‘ın ordusu yeteri kadar güçlü değil bu nedenle ABD eğitim üslerini (toprağım ???Girit’in) Hanya merkezine yakın uzaklığındaki Suoda Limanı’na kurduğunu düşünüyorum.
Teşekkürler.