Yeni Yılda Değer Yaratarak Büyü | Bu Sene Senin Senen

Okuma Süresi: 5 dakika

2023’TE DEĞER YARATARAK KAZAN

 

Kapitalizm bizi paranın kölesi yaptı. Para için çalışıyor, para için yaşıyoruz. Evet hayatta kalmak için para lazım. İşin aslı para yalnız bir araçtır. Günümüzde pek dillendirilmese de hiçbir para birimi altına bağlı bile değildir. Yani itibaridir; bir kâğıt parçasıdır. Hükümetlere güvendiğimiz için parayı değer sayarız. Gerçek değer üretimdir.

 

Hayır bu bölümde felsefe yapmayacağız. Bugün 2023 yılında değer yaratarak yani insanlığa katkı sağlayarak nasıl kazanacağınız ele alacağız.

 

Para, yarattığınız değer karşısında size verilen değişim aracıdır. Kimilerimiz yarattığı değerinde altında kimileri çok üstünde alır. Peki değerin büyüklüğüne kim karar vermektedir? Aldığımız risk mi? Değeri ulaştırdığımız kişi sayısı mı? Yoksa sistem mi? Neden kimileri yokluktan ölü sinek ile beslenmek zorunda kalırken diğeri 500 milyon dolarlık uçakla seyahat ediyor? Bir eşitsizlik olduğu kesin. — Hayır hayır felsefe yapmayacağız –. Bugün 4 madde’de sizi 2023’te paranın tarafına nasıl yani masanın öbür ucuna nasıl geçirebileceğimizi anlatacağız. Hem de legal bir şekilde!

 

Gelecekten gelenler! Bu maddeler 2024 için de 2025 içinde, en az 2030’a kadar garantilir!

 

2023’TE DEĞER YARATARAK BÜYÜ

 

1. Sunacağın mal veya hizmeti belirle

 

Milyon dolarlık bir sorudur. Benim amacım ne? Kimileri çok şanslıdır çünkü çocukluktan ne yapacakları ya belirlenmiştir ya da kahramanımızın kaderi henüz daha bebeyken ağlarını örmüştür. Kayserili başarılı bir esnafın oğlu olarak dünyaya geldiğinizi düşünün. Baba siz daha doğmadan şirketinde yerinizi belirlemişti bile! Kulağa kötü gibi gelebilir ancak düşünün ‘’benim hayat amacım ne’’ diye diye dağları tepeleri aşmaya ihtiyaç duymuyor. Müthiş büyük bir sorunun cevabı belli: ‘’babamın şirketi Sac Metal Ltd. Şti’sinde işi öğreneceğim’’ 10 20 yıl pederin gölgesi olacağım sonra bayrağı Bekir Taha’a yani ben devralacağım!’’ Bu adam başarısız olabilir mi? Ya da kimileri daha çocuktan sokakta top oynarken yaş taşlarından ayrışır. Bir futbol kulübüne girer. Kulüp onun ailesi, futbol onun hayatı olur. Lisede de kötü çocuklar onu bozamaz ise ve yeterince azim gösterirse kötü ihtimalle 2. Ligde iyi ihtimalle La Liga’da top koşturacaktır. 35’ten sonra hem milyoner hem emekli…

 

Tabii çoğumuz bu durumda değiliz. Yani sunulacak malımız yani örnekte ki gibi ki sac metal ya da hizmetimizin futbol oynayarak statları doldurmak gibi önceden belirlenmiş bir geleceğe sahip değiliz. İşte sen burada ya derinlemesine bir araştırma yapacak ya da kolayında ne varsa ona bakacaksın. İkisi de kötü fikir değildir! Önemli olan mal ya da hizmetinin diğerlerinden ayrışabiliyor olmasıdır aslında. Ayrışmıyorsa da gideri var bu arada. Sonuçta dünya’nın,  daha çoook dönerci dükkanına ihtiyacı var…

 

Paran yoksa, mal değil hizmet belirlemelisin. Bu şekilde başkalarına iş yaparak para yapabilirsin. Yeni dünyada ‘’big data’’ yani büyük veri analisti gibi yeni işlere bakmak daha yararlı gözüküyor. Milyonlarca yazılımcıya ihtiyaç var. Araştır! Hangi işlerin devri bitecek, hangi yeni iş kolları ortaya çıkacak. Başkasına çalışıp milyon dolar kazanan insanlar biliyorum. Kendini tanı! Kimileri başkasına çalışamaz, kimileri başkasına çalışmalıdır. Unutma başkasına çalışırken de aslında kendine çalışıyorsundur. Nasıl mı? P.T yani Kişisel Antrenör olduğunu var sayalım. Bir spor salonunda P.T’lik yaparken, yeteneklerini geliştirirsin, network yaparsın, hayatı öğrenirsin. Yani maaşlı çalışmak demek para yapamazsın demek olamaz. Yeni dünyada sunacağın mal ve hizmet ne? Sana en yakın, en hızlı ulaşabileceğin, allah vergisi yeteneklerinle diğerlerinden ayrıştığın ve üstüne gidersen dünyayı değiştireceğin; sen o aktiviteyi yaparken mutlu olacağın ve mutlu edeceğin iş kolu nedir?

Onu ara, onu bul, ona yapış…

 

2. Belirlediğin konuda uzmanlaş

 

Bu dünyada iki türlü insan vardır; Vasat iş yapan ve dünyayı değiştiren. Vasatlar dünyanın %90’ıdır ve kalanı dünyayı dizayn edenlerdir. Yani çevrenin %90’ı vasattır. Bu gerçekliği bilerek insanları dinle. Vasatın üzerinde çıkamazsan yarattığın değer seni ‘’hayal ettiğin kadar’’ büyütemez. Vasatın dışına çıkmak için normal insandan fazla çalışmalısın. Örneğin Türkiye’de haftalık çalışma 45 saattir. Sen bir haftada 45 saat çalışıyorsan herkesin yaptığını yapıyorsun. 45 saatte herkes aynı miktarda ilerledi uzmanlıklarında. Herkes milyoner oldu mu? HAYIR. Uzmanlaşmak demek dirsek eskitmek demektir. Rahmetli Kobe Bryant’tın kaderi miydi dünyanın en iyisi olmak. HAYIR! Kobe, kan ter dökerek hak ettiği tahta oturdu. Kobe takım arkadaşları gelmeden sahaya inip çalıştı. Takım dağıldıktan sonra çalıştı. Takımı tatile gittiğinde Kobe nerede miydi? Doğru bildiniz; sahada top sektiriyordu, ter döküyordu. Elon Musk dünyayı değiştirmek isteyenlerin haftada 100 saat çalışması gerektiğini söyler. Hadi o abartmış olsun. Sen 80 dene 70 dene hadi 60 dene. 60 saat yaparsan yılda vasat insanlardan tam 3600 saat fazla çalışmış olursun. Bu tempoyu iki üç sene devam ettirsen en iyisi olmaman için pek bir sebep yoktur. En azından en iyilerinden biri!

 

Goy goylara aldanma, filmlere inanma. Başarının en büyük sırrını Christian Ronaldo’ya sor: ‘’Of course talent without work is nothing!’’ ‘’ Yetenek, çalışma olmadan bir hiçtir!’’ Ronaldo yalnız futbolun değil Roma İmparatorluğunda ki gladyatör savaşlarından beri tüm spor dallarının gelmiş geçmiş en efsane isimlerinden biridir. Tam olarak bu yüzden dinlenmesi gereken kişi kendisidir. Ronaldo gibi olağan üstü başarılar elde etmiş başka kişilere de baktığımızda farklı bir görüşle karşılaşmayacaksınız.

 

Çalış, çalış, çalış… Ama boş değil, dolu çalış. Dolu çalışmadığını yarattığın değerin karşılığını alıp almadığın vakit görebilirsin. Para burada iyi bir değer ölçer olabilir!

 

KISA ARA: ”Neden bir Rolex sahibi olmalısın?” yazıma ulaşmak için buraya tıkla!

3. Ürününü yeterince kişiye göster

 

Olağanüstü bir değer yarattın. Yıllarını harcadın. Öyle bir kitap yazdın ki dünyanın tüm sırları bu kitabın içinde. Peki bu kitabı tanıtamazsan bu kitap nedir biliyor musun? ÇÖP. Senin yarattığın müthiş değer paylaşılmadıkça, gerekli kişilere ulaştırılmadıkça maalesef işe yaramaz. En azından sana yaramaz. Yarattığın değeri göstermek için çabalaman gerekiyor. Hele hele herkesin odağının başka şeylerde olduğunu dünyamızda insanların ilgisini çekmek zorundasın.

 

‘’Bir Gün Herkes 15 dakikalığına ünlü olacak’’. Andy Warhol’un bir sözüdür. Sen 15 dakikanı yaratmak için elinden gelenin en iyisini yapmalısın. Hiç kimse daha doğrusu senden hariç kimse seni şu an bulunduğun yerden bir üst seviyeye taşımak için sana yardım etmez. Neden etsin ki? Anan baban sana yemek yapar, seni tehlikelerden korur, okutur eder ama ‘’Kendini Gerçekleştirmek İçin’’ kendi adımını kendin atman gerekir. Sakın ola dünyayı suçlama. Sen bugüne kadar kime yardım ettin, kimi yukarı taşıdın? İstesen de taşıyamazsın… Kendi derdinle kendin baş edeceksin. Kendi değerini kendin pazarlayacaksın. En azından bir seviyeye gelinceye kadar bunu yapmak zorundasın. Ne yap et değerini dünyaya duyur. Doğru kişiyi bulana kadar avazın çıktığı kadar bağır.

4. İnan

 

Projene inan. Ustalığına inan. Döktüğün kan ve tere inan. Eğer sen inanmazsan kimse sana inanmaz. En iyi olduğuna, en iyisi olmak için uğraştığına inan. Zaten inanmazsan yolda nefesin tükenir. Günü geçirmek kolaydır. Ancak geçen günler sana bir şey katmaz, tersine senden zamanını alır gider. Sen yüksek bir inanç ve irade göstererek projene yarattığın ya da yaratacağın değere inanmalısın. Bu değerin seni uçuracağına, dünyayı değiştireceğine inanmalısın.

 

Ben bu işi başaracağım! Bu cümleyi kurarak yatarsan, sabah kalktığında zımba gibi olursun. ‘’Ben ne yapacağım?’’ diye yatarsan sabah yataktan kalmak istemezsin çünkü ne yapacağını bilmezsin. Eğer ki sen nereye varmak istediğini biliyorsan, ne olmak istediğini, dünyaya nasıl bir değer yaratmak istediğini biliyorsan sadece inanman yeterli. ‘’Ya Ogün sende uçtun bu sefer’’. ‘’Ben daha nasıl başlayacağımı bilmiyorum…’’ diyebilirsin. Sanıyor musun Steve Jobs Apple’ı kurmak için baştan sona ne yapması gerektiğini biliyordu. Sence gerçekten J. K. Rowling Harry Potter adında bir yetim büyücünün hikayesini anlatmak istediğinde nereden başlayacağını, işin nereye varacağını biliyordu. Şunu anla: kimse bir şey bilmiyor. Ta ki bilene kadar… Bilmen için yol yürümen, yürümek için kendine inanman gerekir.

 

Vizyoner, yani vizyon sahibi sen – elinde bir dürbünle ufka uzanmış; arkasında binlerce askerin selamladığı bir amiral öz güveniyle hedefine doğru odaklanmış , yaydan fırlayacak bir ok misali durdurulamayacak şekilde konumlanmışsın. Uzmanlaş, kendini göster ve inan. Bu sene, senin senen!

 

Video halini izlemek/dinlemek isteyenler için videoya buradan ulaşabilirsin!

 

Bilinç bilgi ve birlik ile…

Ben Ogün Bence bu blogu açarak güzel bir hareket yaptım. Okumayı ve yazmayı oldum olası sevmişimdir. Artık ailem mi kazandırdı okulda mı kazandım bilmiyorum ama çocukken öncelikle okuma olayı hoşuma giderdi. İlkokulda Harry Potter ve benzerleri gibi romanlar okurken lisede romandan ziyade nasıl kendimi geliştiririm gibi kitaplar okumaya başladım.

Bir cevap bırakın:

Your email address will not be published.

Site Footer