BİR SONRA Kİ ADIMIN NE?
‘’İnsan plan yaparken tanrı gülermiş’’ sözünü bilirsiniz. Planlar tutmaz, işler beklendiği gibi gitmez anlamını taşır. Bu sözü severim. Benim tecrübelerim bana planların tutmayacağını, daha doğrusu hiçbir şeyin düşünüldüğü (kurgulandığı) kadar kolay olmayacağını gösterdi. Özellikle iş hayatında her gün birçok küçük dert ile uğraşır dururuz. Sorunlar yaşandığı sırada bu dertler büyük gibi gözükür. Sorunlar çözülünce, mutluluk gelir Aslında gün içinde bir yükselip bir düşüş yaşamak bende enteresan bir şekilde huzur yaratıyor. Denge sağlandığı için mi acaba?
Peki tutmayacak bir sonra ki planı neden yapmaya devam etmeliyiz?
Plansız yaşamaya inanmam. Plansız başarıya ulaşmış, istediği yere (ya da çok daha ilerisine) varmış kişiler var mıdır? Eminim vardır. Ancak piyango oynayıp başına talih kuşu konmuş insanlar olduğunu da biliyoruz. Bu kişilerin yüzdesi nedir? (%0,001 bile olsa piyango oynamayın düşündüğünüzden çok daha yıkıcı bir sebebi var.). Dünya’da ki yetenekler eşit dağıtılmadığı gibi, şans da eşit dağıtılmamıştır. Örneğin siz yıllarca rap müzik konusunda kendinizi eğitmiş, kendinizi sokaklara kültürüne adamış, belki tutkunuz sebebi ile avukat kız arkadaşınız tarafından sisteme ayak uydurmadığınız için terk edilmiş ve bir gün büyük bir rapçi olmayı hayal edersiniz ancak hayatında ilk kere rap yaparken ‘’şans eseri’’ videoya kayıt edilmiş 13 yaşında ki Efe’nin (ya da MC Efe) videosu Youtube’da milyonlarca izlenebilir sonra da bir ‘’label’’ onunla milyon dolarlık anlaşma yapabilir (bkz. Justin Bieber). Bu adalet midir? Bence değildir. Ancak bizim adalet kavramımız doğanın umrunda değildir (ya da belki gülüyordur). Peki o halde kendimi hayat nehrine salmalı, kaderin varlığının dayanılmaz rahatlığına sırtını dayamalı ve tanrının bizi istediği yere kondurmasını mı beklemeliyiz? HAYIR.
Plansız yaşanmaz. Çünkü planlama ve amaçlarım doğrultusunda doğru olan adımı kestirmeye çalışma an’da yapabilecek en iyi uğraştır. Anda iki karar verebilirim. Bu yazıyı yazmama ya da bu yazıyı yazma. Yazıyı yazmamaya karar verirsem hemen ardından sebeplerini sıralarım (unutmayın önce karar veririz sonra sebep yaratırız). Zaten bok gibi bir yazı olacak, kim okuyor ki, sanki para kazanıyorum, insanlar dalga geçecek vs. Arayana sebep bitmez. Anda doğru karar vermek nihai hedefe ulaşmak için bir adım daha ileri gitmektir (bazen iki adım geri gitmek yerine bir adım geri çekilmek de olabiliyor.). Plan yapmak anda vereceğiniz kararı pozitif yönde etkileyebilir.
Dinlemeyi severim. Özellikle aile, arkadaşlarımın ve kimi zaman hiç tanımadığım yabancıların değerli hayatlarında nereye gittikleri konusunda meraklıyımdır. Sohbetlerimiz sırasında varmak istedikleri noktayı sorduğum olur. Kimisi pilot olmak ister, kimisi e-ticaret sitesi kurmak ya da örneğin yurtdışına çıkmak ister. Genelde varış noktaları karşısında engeller bulunmaktadır. İşte bu engeller kimi zaman mazeretlere dönüşür. Mazeret bulmak keyiflidir. Aslında mazeret bulmak, cips yemek gibidir. Anlık tatmin hissi verir. ‘’Benim yükseklik korkum var zaten pilot olmamın imkanı yok.’’ Oh, bir rahatlama geldi. Çünkü pilot okuluna gitmek yerine artık yatış yapabileceksindir ve daha da güzeli bunu meşrulaştırmış olmandır. Sonra da tabi yavaştan yaşayan ölüye dönüşürüz.
Bir sonra ki adımını biliyor musun? Eğer bir amaç, bir vizyon sahibi değilsen bir sonra ki adımını ben biliyorum: kendine bir hayat amacı edin. Ancak amacın belli ise (Başlamak bitirmenin %50 si olmasa da %35’idir diye sallayalım ya da daha iyisi amacı belirlemek başlamanın %50’sidir diyelim) işin epey kolaylaşmıştır. Eğer ki bu amacın doğrultusunda ki bir sonra ki adımını bilmiyorsan, senin yerinde olsam bunu bilene kadar dünyayı ters yüz ederdim. Çünkü ‘’bilmen gereken’’ bir şeyi bilmemek insanı gerçekten yiyip bitirebiliyor. Otururken milyoner olan tipleri duymuşsunuzdur. Onlardan biri değilseniz otururken de bereket size doğru akmayacaktır. O halde aksiyon almak gerek. Düşülmemesi gereken hayati hata ‘’gittim de ne oldu, çıktım da ne oldu, sıçtım da ne oldu!’’ gibi mazeret yaratmaktır. Benden sana kardeş sözü gelsin ‘’Tanrı aksiyon alanı sever (tabi yine güler J )
Bilinç, bilgi, birlik ile görüşmek üzere.