Bir İş İnsanına: Zamanın Değeri ve Zamana Saygı

Okuma Süresi: 2 dakika

Bir İş İnsanına: Zamanın Değeri ve Zamana Saygı

 

İş insanının hayatta ki görevi değer yaratmak, en basit anlamıyla para yapmaktır. Sistemin iş insanına verdiği asil görev tam olarak budur. Para kazanmak başka, para yapmak çok başka bir şeydir. Para yapan kişi iş insanı, para kazanan kişi çalışan biridir. İki görev de saygındır. Biz burada iş insanını ele alıyoruz.

 

Bir iş insanı zamanın değerini iyi anlamalıdır. İşin aslı zaman faiz ve faiz zamandır. Faiz başkasının tasarrufunun zamana kiralanarak para yapmasını sağlar. Bu rantçı işidir. İş insanı tasarrufu enerjiye çevirir. İşte bu yüzden iş insanlığı pek saygın bir iştir.

 

Zamana saygı duymak ne demektir? Dakik olmak hayati derecede önemlidir. Bir kişi bir toplantıya geç kalabilir. Ancak gereğinden fazla geç kalamaz. Gecikme o toplantıda kimler varsa ve toplantıda ne konuşulacaksa buna saygı gösterilmediğinin bariz işaretidir. İş insanı ne geç kalmalı ne de geç kalanı affetmelidir. Bu basit kanun iş insanını çoğu zaman doğru kişiyle iş yapmaya teşvik edecektir. Çünkü çoğu insan geç kalmaya meyillidir. Bu insanlar zaman için çalışmalıdır. Çünkü birileri onların zamanını kiralamış ve kısıtlamalar getirerek onu şekle sokmuştur.

 

İş insanı her zaman meşgul olmalıdır. Bir iş insanı sıkılmaz. Sıkılacak vakti olmaz. O an boş bir işin, boş bir toplantının içinde olsa bile iş insanı zihnini her zaman dolduracak ‘’önemli’’ meşguliyetler bulacaktır. Bu meşguliyetler bakıldığında önemsiz işler gibi gözükebilir. Sonuçta ‘’dünyayı kurtarma fikri’’ romantik bir fikirdir. İçine girdikçe yapılacak milyonlarca küçük ‘’ve sıkıcı’’ iş bulunacak ve bu yüzden %99 bu asil fikirden vaz geçecektir.

 

Para zaman ile müthiş bir ahenk içinde olduğundan aslında zannedildiği kadar kirli bir şey değildir. Para insanı düzene sokan, onu sabah sıcak yatağından kaldırıp tıraş olduran ‘’dahice’’ bir icattır. Çünkü çoğu insan zamanının değerini bilmez. Çoğunun çılgın planları olmaz. Çoğu vizyon sahibi azınlığın hayallerini ‘’para karşılığı gerçekleştirmeye’’ hazırdır.

 

Zamana saygı duyulmalıdır. Boş beleş her işten kaçınılmalı, dünyaya katkısı olmayacak hele hele kişiye zarar verecek uğraşlarla zaman çarçur edilmemelidir. An’da zaman yavaş akıyor gibi gözükür. Ancak yaşlı insanlara sorduğunuzda ‘’zamanın nasıl aktığını’’ anlayamamışlardır. Gerçek şu ki her birimiz belki zamanımızın %90’ını verimli kullanamıyoruz.

 

Kişi ‘’odaklanması gereken’’ uğraşı bulmalı ve zamanının %100’ünü buna harcamalıdır. Örneğin bir futbol maçı izleyerek zihni dinlendirirken, bir yandan ‘’odak noktası’’na bakıp çıkılmalı ve bir gelişme sağlayabilecek fikir ortaya çıkıyor mu tartılmalıdır. ‘’Müthiş fikirler’’ bir anda gelmez. Bunun için zaman ayırmak gerekir. Uzun zaman… Muhtemel ortaya çıkan fikir basit gözükecektir. Ancak bu, yalnız o fikri idrak etmiş kişi için geçerlidir.

 

Bilinç, bilgi, birlik ile…

Ben Ogün Bence bu blogu açarak güzel bir hareket yaptım. Okumayı ve yazmayı oldum olası sevmişimdir. Artık ailem mi kazandırdı okulda mı kazandım bilmiyorum ama çocukken öncelikle okuma olayı hoşuma giderdi. İlkokulda Harry Potter ve benzerleri gibi romanlar okurken lisede romandan ziyade nasıl kendimi geliştiririm gibi kitaplar okumaya başladım.

Bir cevap bırakın:

Your email address will not be published.

Site Footer